Anı yaşamak,
Anı doya doya yaşamak.
Saniye saniye yaşamak.
Doyasıya yaşamak,hissetmek.
O anda o anı yaşamak,
Coşkuyla anı hissetmek.
Yazar arşivleri: Ahmet Gümüştekin
Mert
Mert’ti onun adı.
Yaşantısı sular üstünde geçmişti.
O gün bir farklıydı Mert,
Sanki gitmek istiyordu.
Bırakın beni diyordu.
Rüzgar ve dalgalar üzerine vurdukça,
Bir o yana bir bu yana savruluyordu.
Ama gidemiyordu.
Bir şey tutuyordu onu,
Demirlere bağlanmış bir halattı onu tutan.
Tıpkı bizleri hayata bağlayan arkadaşlıklar, dostluklar gibi.
Onun gitmesine izin vermiyordu.
Martı
Bir martının süzülüşünü izliyorum,
Asil,saf ve cesur bir şekilde.
Yerçekimiyle dalga geçercesine,
İnsanlıkla alay edercesine.
Sanki bana gösteri yapıyor,
Önümde dans ediyor,
Arkadaşları ise bu dansına eşlik ediyor.
Benim onu izlediğimi hissediyor,
Ama kaçmıyor.
Aksine daha bir coşkuyla dansına devam ediyor.
Uzun bir süre onu izliyorum,
Danslarını bitirdikten sonra.
Arkadaşlarıyla mutlu bir şekilde yuvasına dönüyor.
Ağlıyordu Karadeniz
Ağlıyordu Karadeniz
Derin derin, için için
Besbelli bir hüznü vardı
Hiç kimseye anlatamadığı
Belki yalnızlığıydı
Belki de arada kalmışlığı
Sıkışıp kalmıştı kendi içinde
Bütün hüznünü sıkıntısını atmıştı içine
Belki de bu yüzden Karadeniz diyorlardı ona
Kıyıya vuran dalga sesleriydi belki hıçkırışları
Bir dost sesiydi belki de yaprakların hışırtısı
Esas fırtınalar içinde kopuyordu belki de
Kıyıya vuranlar sadece saklayamadıklarıydı belki de