Mert’ti onun adı.
Yaşantısı sular üstünde geçmişti.
O gün bir farklıydı Mert,
Sanki gitmek istiyordu.
Bırakın beni diyordu.
Rüzgar ve dalgalar üzerine vurdukça,
Bir o yana bir bu yana savruluyordu.
Ama gidemiyordu.
Bir şey tutuyordu onu,
Demirlere bağlanmış bir halattı onu tutan.
Tıpkı bizleri hayata bağlayan arkadaşlıklar, dostluklar gibi.
Onun gitmesine izin vermiyordu.