Seni Sevdiğimi Fısıldıyorum Kulağına…

Bugün sensiz yeni bir yılın daha başlangıcı. Yeni yıla sırf seni düşünerek girmemek için, bu yeni yıla uyuyarak girdim, fakat ne fayda! Yeni yıla gireli 1 saat gibi bir zaman geçmiş olmasına rağmen, uykumdan uyandığımda, gözümü açar açmaz aklıma gene ilk sen geldin.

Yüreğimde yoğun bir hasret ve huzursuzluk var. Ne yaparsam yapayım sevgini bir gram eksiltemiyorum sevgili! Sana karşı kendimi öfkelendirmeye, senden nefret etmeye, belki bu şekilde senden kendimi soğuturum diye uğraşıyorum ama nafile!

Kalbim kızgın bir volkan gibi kaynıyor, senin adın, düşüncen, aklımdan geçtiğinde. Yüreğimdeki, hasretinin ve sensizliğin vermiş olduğu acı, kızgın lav nehirleri gibi vücuduma yayılıyor, acı veriyor bedenime ve ruhuma.

Bu sefer kararlıyım seni aramayacağım, seni ne kadar özlesem de tutacağım kendimi!

Sana hep senin benim zaafım, yumuşak karnım olduğunu söylerdim, hatırlıyor musun sevgili? İşte bu zaafımı yenmeye çalışıyorum. Sensizlik bütün hayat enerjimi emse bile dayanacağım sevgili, sensizliğe dayanacağım!

Çünkü farkındayım ki sende benim sevgimin, aşkımın bir karşılığı yok artık!

Senin gözünde sıradanlaştığımı görmek, hissetmek, herşeyden fazla canımı acıtıyor. O anlarda ölmek istiyorum, kalbim o anda dursun, bir daha o anı yaşamayayım istiyorum.

Ne olursa olsun seni seviyorum ve sevmeye devam edeceğim sevgili. Sana söyleyemesemde her gözümü kırptığımda, her nefes aldığımda, her nefes verdiğimde seni sevdiğimi fısıldıyorum kulağına…

Duymasan da sesimi, almasan da mesajımı, gönlümden gönlüne yolluyorum söylemek istediklerimi…

Giderken umutlarımı da aldın, mutluluğumla birlikte. Bana kalan umutsuzluklarla mutlu olmaya çalışsam da mutsuzum be sevgili, hem de çok!

Ama senin mutlu olman için benim bir ömür mutsuz olmam gerekiyorsa, razıyım ben bu acıya ve mutsuzluğa. Yeter ki sen mutlu ol sevgili!

Ürkek Bakışlar

Yüreğindeki yaraları, yalnızlığı seni tanıdıkça daha iyi görüyorum. Ürkek bakışlarında hissediyorum acılarını, örmeye çalıştığın duvarları. “Senin beni anladığını biliyorum, bu yüzden gel kurtar beni” diyen o bakışlarında görüyorum içindeki sevgiye hasret ürkek kadını.

“Korkma bu sefer farklı olacak! Diğerleri gibi acıtmayacağım canını, çünkü benimde canım çok yandı. Canı yanmış olan, o acıyı bilen, o acıyı başkasına yaşatabilir mi?” diyorum sana yüreğimden.

Senin kadar bende korkuyorum! Ürkeğim sana yaklaşırken. Karşılıklı olarak birbirimizi ölçüyoruz bunun farkındayım. Ben sana gelmeye çalıştıkça sen geri duruyorsun, ben küsünce sen geliyorsun. Ne bana gelebiliyor, ne benden geri durabiliyorsun. Bende aynı şekilde ne sana gelebiliyor, nede senden geri durabiliyorum.

Kabuğunu kırmaya çalışan bir yavru kuş gibisin. Narin, hassas, ürkek, meraklı, güçsüz.

Sana yüreğimdeki limitsiz insan sevgisiyle geliyorum, hiç tanımadığı insanlar için kendini nasıl hırpaladığını gördüğün bir insanın senin için neler yapabileceğini hayal etmeni istiyorum.

Bendeki yerinin özel olduğunu sana söylerken çok içten bir şekilde söyledim bunu sana.

Bu yüzden diyorum ki biraz bana bırak kendini, izin ver sana hatırlatayım bazı şeyleri, içinde yitip gidenleri. İkimizin de acelesi yok, zamana yayalım bu süreci ama paylaşalım bu zamanı.

İkimizde unuttuk biz olmayı yaşadıklarımızdan sonra. Bırak birlikte hatırlayalım biz olmayı, ortak paylaşımlarda, ortak anılarda.