Senden Önce, Senden Sonra

Bu sabah gündoğumunun sessizliği ve yüreğimin çığlıkları arasında düşünüyorum yaşadıklarımı ve yaşadıklarımızı. Senden öncesi ve senden sonrası diye ikiye ayırıyorum hayatımı.

Senden öncesinde yalnızlığına alışmış, eksik ama mutlu, umutlu bir yaşam sürerken ufacık şeylerden zevk alır, dünyaya daha bir huzurla bakardım.

Senden sonraysa varlığını hissedemediğim anlarda yalnızlık duygusu bir karabasan gibi göğsüme oturmakta. Kendimi senin varlığınla tam hissetmem gerekirken hep eksik, hep yarım hissediyorum. Mutluluklarım mutsuzluklarım, umutlarım umutsuzluklarım olmuş tüm benliğimi işgal etmiş. Ufak şeylerden bile zevk alabilirken artık hiçbirşeyden zevk alamaz hale gelmişim haberim bile yok. Hayatımda kurmak için büyük çaba harcadığım huzur dengesi bozulmuş huzursuz, huysuz, çekilmez birisi olmuşum.

Neden böyle oldu diye sordukça kendime bulabildiğim tek yanıt var oda sen!

Bana umut ve mutluluk kaynağı olman gerekirken beni, hayat enerjimi sömüren, onunla beslenen birisi olup çıkmıştın. Bencilce davranışların, kendinden başkasını yok sayışların, benim için ufacık dahi olsa fedakârlıkta bulunmayışlarındı beni bu hale getiren, beni benden götüren!

Denemeden Bilemezdin

Seninle birlikte yüreğime düşen aşk ateşi, geçen günler sonrasında aşk ateşinin yakıcılığından, sevgimin sıcaklığıyla içimi ısıtan bir köze dönmüştü. Dokunsam yanıyordum ama uzaktan içimi ısıtıyordu sevgim, az da olsa yüreğimdeki aşk ateşini körüklesen yeniden alev alev aşkınla yanıyordum.

Seni düşünmekten kendimi alamıyor, günümün büyük çoğunluğunda senin varlığını aklıma getirip huzur buluyordum. Varlığını hissetmek, özlediğim her an sana erişebilir olmak, yokluğunun verdiği acıyı, hasret ve özlemi bu şekilde en azından hafifletebiliyor olmakla avunmaktı yaptığım.

Seni özlerken bildiğim her şekilde özlüyorum seni. Sesini, kokunu, nefesini, sevgini hissetmeyi, sarılmanı, uyurken seni izlemeyi, bana bakışını, gözlerini, sözlerini ve daha birçok özlediğim şey var seninle ilgili.

Bütün bu özleme, acıya ve hasrete niçin dayanıyorum biliyor musun sevgili? Neden isyan etmiyorum, neden herşeye rağmen seni sevmeye devam ediyorum merak ediyorsun değil mi?

Bu sorunun yanıtı sana duygularımı açıklarken en başta verdiğim sözden dolayı sevgili. Ne demiştim o gün?

“Bense o yolda onun karşısına çıkan ya bir yol arkadaşı, ya da bir ayak bağıydım…
Kararı ne olursa olsun ona saygı duymaktı bana düşen…”

İşte bu sözler ve sana karşı hissettiğim saf sevgim bağlıyor beni.

Seni mutsuz etmektense bir ömür acı çekmeye razıyım, yeter ki sen mutlu ol.
Senin mutsuzluğunun sebebi olmaktansa, senin yokluğuna razıyım be sevgili.

Ama unutma sevgili, denemeden bilemezdin mutluluğunun benim yanımda olup olmadığını…

Seni Sevdiğimi Fısıldıyorum Kulağına…

Bugün sensiz yeni bir yılın daha başlangıcı. Yeni yıla sırf seni düşünerek girmemek için, bu yeni yıla uyuyarak girdim, fakat ne fayda! Yeni yıla gireli 1 saat gibi bir zaman geçmiş olmasına rağmen, uykumdan uyandığımda, gözümü açar açmaz aklıma gene ilk sen geldin.

Yüreğimde yoğun bir hasret ve huzursuzluk var. Ne yaparsam yapayım sevgini bir gram eksiltemiyorum sevgili! Sana karşı kendimi öfkelendirmeye, senden nefret etmeye, belki bu şekilde senden kendimi soğuturum diye uğraşıyorum ama nafile!

Kalbim kızgın bir volkan gibi kaynıyor, senin adın, düşüncen, aklımdan geçtiğinde. Yüreğimdeki, hasretinin ve sensizliğin vermiş olduğu acı, kızgın lav nehirleri gibi vücuduma yayılıyor, acı veriyor bedenime ve ruhuma.

Bu sefer kararlıyım seni aramayacağım, seni ne kadar özlesem de tutacağım kendimi!

Sana hep senin benim zaafım, yumuşak karnım olduğunu söylerdim, hatırlıyor musun sevgili? İşte bu zaafımı yenmeye çalışıyorum. Sensizlik bütün hayat enerjimi emse bile dayanacağım sevgili, sensizliğe dayanacağım!

Çünkü farkındayım ki sende benim sevgimin, aşkımın bir karşılığı yok artık!

Senin gözünde sıradanlaştığımı görmek, hissetmek, herşeyden fazla canımı acıtıyor. O anlarda ölmek istiyorum, kalbim o anda dursun, bir daha o anı yaşamayayım istiyorum.

Ne olursa olsun seni seviyorum ve sevmeye devam edeceğim sevgili. Sana söyleyemesemde her gözümü kırptığımda, her nefes aldığımda, her nefes verdiğimde seni sevdiğimi fısıldıyorum kulağına…

Duymasan da sesimi, almasan da mesajımı, gönlümden gönlüne yolluyorum söylemek istediklerimi…

Giderken umutlarımı da aldın, mutluluğumla birlikte. Bana kalan umutsuzluklarla mutlu olmaya çalışsam da mutsuzum be sevgili, hem de çok!

Ama senin mutlu olman için benim bir ömür mutsuz olmam gerekiyorsa, razıyım ben bu acıya ve mutsuzluğa. Yeter ki sen mutlu ol sevgili!