Yokluğunla Başbaşa

Yapayalnız yürüyordum yağmur altında mahkûm olduğum sensizliğin ağır yükü altında.  Daha bir gün önce yanıbaşında sihirli parmakların parmaklarıma değerken, bugün varlığına en ihtiyaç duyduğum anlarda yokluğunla başbaşa bırakıyordun beni. O anlarda hissediyordum sendeki benin ne kadar değersiz olduğunu.

Seninle uzun uzun sohbet etmek, anlık mutsuzluğumu senin varlığınla mutluluğa çevirmek için, sana doğru attığım adımları boşlukta bırakmış olmandı beni yıkan. Senden gelecek ufak bir teselli, minicik bir ilgi ve alâka, hayatın üzerime yüklemiş olduğu sorumlulukların gözümde küçülmesini, daha güçlü adımlarla ileriye gitmemi sağlayacaktı varlığınla.

Bu yüzdendi artık senden vazgeçişim, yoluma devam edişim. İhtiyacın olduğunda yanı başında olmayan sevgiliyi ne yapayım söylesene! Onun için benim dertlendiğim kadar, benim için dertlenmeyen sevgiliye ne diyebilirim ki!

Tam yüreğindeki varlığımı hissettiğim sırada, beni boşlukta bırakan bir sevgi ve sevgili, beni sevgisizliğe mahkûm ederken nasıl mutlu olabilir, mutlu olamayınca nasıl seni mutlu edebilirdim ki?

Ahmet Gümüştekin

Sırat Köprüsü’nde İki İnatçı Keçi

Geçmişe olan kırgınlıklarımız ve kızgınlıklarımız yüzünden öyle ince bir çizgideydi ki aramızda yaşananlar, Sırat Köprüsü’nde yürümek gibiydi birbirimizi sevmek, birbirimizden vazgeçememek!

İki inatçı keçi misali köprünün ortasındayız, ne sen geçebiliyorsun, ne de ben! Tam ben düşerken elimden tutuyorsun, dengemi sağlamamdan sonra yeniden bırakıyorsun! Aynı şekilde bende senin düşmene izin vermiyorum.

Halbuki ya senin, ya da benim tarafa geçsek ikimizde mutlu mesut yaşayacağız. Veya kendi yolumuza gidebilsek hayatımıza devam edebileceğiz! Fakat ne mümkün…

Ben senin yoluna, senin yanında gitmek için kendi yolumdan dönmeye, kendimden vazgeçmeye razıyım!

Kendimden vazgeçtiğim için ruhumda oluşan eksiklik hissini senin varlığınla tamamlamaya, eksik değil senin varlığınla tam olmaya kararlıyım artık!

Ahmet Gümüştekin

Gündemim Sendin

Gecemde gündüzümde, aklımda fikrimde gündemim sendin!

Yüzünde ufacık bir tebessüm görmek için, kendimden vazgeçişlerimde, seni anlamak için harcadığım saatlerin, hayatımı kapladığı anlardaydın!

Senden bir haber beklerken geçmek bilmeyen zamanın, yüreğime ve düşüncelerime yapmış olduğu baskısındaydın!

Hayatımdaki varlığının mutluluğuma, yokluğununsa mutsuzluğuma dönüşmesindeydin!

Sağlığınla huzur bulduğum,  hastalığınla huzursuz olduğum günlerdeydin!

Hissettirdiklerin ve hissettirmediklerin arasında arafta kaldığım duygulardaydın!

Duşun altında sıcak ve soğuk suyun ince ayarını yapamadığım anlar gibi ya çok sıcak, ya da çok soğuktun!

Ya dosttun, ya sevgili, ya da hiç kimse!

Ahmet Gümüştekin