Sen Yoksunluğu Hissettiğim Anlarda!

Sessizliğime sakladım sensizliğimi, anılarımızın hayali ve senin özleminle harmanladım gecelerimi. Şarkıların sözlerinde,  filmlerin hikayelerinde saklanmış seni ve beni, sana olan aşkımı,  hasretimi aradım.

Yüreğim senin sevginle dünyanın en zengin insanının bile hissedemeyeceği mutluluğu, yokluğun ve hasretinleyse de en derin acıları yaşadı.

Sensiz bir dakika bile geçiremezken, sensizlikle geçen günler günleri, haftalar haftaları kovalar oldu. Senden gelecek mesajları sabırsızlıkla beklerken, dakikalar süren mesaj aralıkları, saatleri, günleri, haftaları buldu!

Fotoğraflarına bakıp bakıp mutlu olduğum o kısıtlı anları özlüyorum,  kokun o anlarda burnumun direğini sızlatıyor, sen kokmak tabiri seninle anlam buluyor tekrar tekrar aklımda.

Seninle ilgili anlamlar yüklediğim aynı şarkıları, filmleri defalarca izliyor, dinliyorum. Tıpkı bir bağımlı gibi seninle birlikte olduğum anların vermiş olduğu mutluluğu hissetmeye, seni anımsamaya, duyumsamaya çalışıyorum, sen yoksunluğu hissettiğim anlarda!

Ahmet Gümüştekin

Denemeden Bilemezdin

Seninle birlikte yüreğime düşen aşk ateşi, geçen günler sonrasında aşk ateşinin yakıcılığından, sevgimin sıcaklığıyla içimi ısıtan bir köze dönmüştü. Dokunsam yanıyordum ama uzaktan içimi ısıtıyordu sevgim, az da olsa yüreğimdeki aşk ateşini körüklesen yeniden alev alev aşkınla yanıyordum.

Seni düşünmekten kendimi alamıyor, günümün büyük çoğunluğunda senin varlığını aklıma getirip huzur buluyordum. Varlığını hissetmek, özlediğim her an sana erişebilir olmak, yokluğunun verdiği acıyı, hasret ve özlemi bu şekilde en azından hafifletebiliyor olmakla avunmaktı yaptığım.

Seni özlerken bildiğim her şekilde özlüyorum seni. Sesini, kokunu, nefesini, sevgini hissetmeyi, sarılmanı, uyurken seni izlemeyi, bana bakışını, gözlerini, sözlerini ve daha birçok özlediğim şey var seninle ilgili.

Bütün bu özleme, acıya ve hasrete niçin dayanıyorum biliyor musun sevgili? Neden isyan etmiyorum, neden herşeye rağmen seni sevmeye devam ediyorum merak ediyorsun değil mi?

Bu sorunun yanıtı sana duygularımı açıklarken en başta verdiğim sözden dolayı sevgili. Ne demiştim o gün?

“Bense o yolda onun karşısına çıkan ya bir yol arkadaşı, ya da bir ayak bağıydım…
Kararı ne olursa olsun ona saygı duymaktı bana düşen…”

İşte bu sözler ve sana karşı hissettiğim saf sevgim bağlıyor beni.

Seni mutsuz etmektense bir ömür acı çekmeye razıyım, yeter ki sen mutlu ol.
Senin mutsuzluğunun sebebi olmaktansa, senin yokluğuna razıyım be sevgili.

Ama unutma sevgili, denemeden bilemezdin mutluluğunun benim yanımda olup olmadığını…

Hasretini Hissettiğim Anlardayım Gene

Buram buram hasretini hissettiğim anlardayım gene.

Yüreğimin her köşesini seninle paylaştığım, seninle bütünleşen ruhumun vermiş olduğu huzur ve mutluluğu arıyorum.

Seninle bir dakika daha fazla vakit geçirmek için uykusuz kaldığım ve bundan mutlu olduğum anları özlüyorum. 

Sabah sen uyanıncaya kadar bütün işlerimi toparlamak için koşuşturduğum, hızlıca işlerimi bitirdikten sonra “Günaydın” mesajını beklediğim sabahlardaki mutluluk ve heyecan aklımdan çıkmıyor.

Birlikte ortaya serdiğimiz hayallerimizi birbiriyle harmanlayarak bizim hayallerimiz yaptığımız sohbetlerimizi, biz olduğumuzu hissettiğim o güzel anları düşlüyorum.

Gözlerine içim eriyerek baktığım, o anın hiç bitmemesi için dualar ettiğim anları düşünüyorum.

Kokunu içime çeke çeke varlığını bütün hücrelerimde hissetmeyi özlüyorum.

Başını göğsüme yaslayıp uyuduğunu,  o sırada saçını dakikalarca sevgiyle okşadığımı hayalliyorum.

Gözlerindeki ışıltının yol göstericim olduğu, mutluluğunun mutluluğumun çarpanı olduğu anları tekrar yaşayabilmeyi diliyorum.

Hasretinin acı değil de mutluluk verdiği anlara dönmek istiyorum.

Yokluğunda kaybolmak değil, varlığında kendimi bulmak istiyorum.

Ahmet Gümüştekin