Seninle Bir Dakika

Saatler gece yarısını gösterdiği anlarda vururdu yüreğime sensizlik. Öyle zordu ki yokluğuna alışmak, varlığını hissedememek. Kokun ve nefesin gelirdi aklıma. Bütün benliğimle hissederdim seni ve sensizliği.

Buna da alışacağımı bilmek daha da yakardı yüreğimi, canım acırdı. Hiçbir bedende seni bulamayacak olmanın vermiş olduğu huzursuzluk ve mutsuzluk alıp giderdi bütün yaşam enerjimi.

Geceler bitmek bilmez, aldığım her nefes daha bir boğucu olurdu. Gözümü kapattığım anda bakışlarınla karşılaşır, bir olduğumuz, bütün olduğumuz anlar gelirdi aklıma. Hayalinle avunurdum, gerçekliğinle olmayacağını, olamayacağını bildiğim için.

Gün gelir birgün belki tekrar kavuşuruz diye dualarımla sarmalardım hayallerimi, özlemlerimi. Arka fonda Semiha Yankı bizim için söylerdi “Seninle bir dakika” isimli şarkısını. Gecenin sessizliğinde yankılanırdı müziğin sesi ve gözyaşlarım yanaklarımdan aşağı süzülürken, hıçkırıklarım müziğe eşlik ederken şarkının sözlerini mırıldanırdım…

Çokça Mutluluk, Bolca Huzurum Vardı Benim

Çok param, çok malım olmayabilir ama seninle paylaşabileceğim çokça mutlululuk, bolca huzurum vardı benim. Tek sahibinin sen olacağı kocaman bir yürek, sevgi dolu bir yaşamdı sunabileceğim en büyük konfor!

Bitmek tükenmek bilmeyen yaşama sevincimin, senin sevginle katlanarak artmasıyla, her anını doyasıya yaşayacağımız bir hayattı verebileceğim.

Sevginle başlayan günlerin, içinde sen geçen düşüncelerle dolduğu, gecelerin senli düşlerle harmanlandığı 24 saatlerdi vaadim.

Yanındayken bile seni özleyebilir, özledikçe hasretinle daha bir güzel sevebilirim seni! Daha önce hiç kimsenin seni sevmediği kadar hem de!

Keşke sende benim seni sevdiğim kadar sevebilseydin beni. Dünyadaki en büyük konforumu, sıcacık sineni sunabilseydin bana, sarılaydın huzur dolu kollarınla…

Sevmeyi suç değil de, bir meziyet olarak görebileydin bende.

Kokunla her an büyüleyebilseydin, kendimden geçirebileydin beni korkusuzca.

“Seni seviyorum” diye fısıldayabileydin kulaklarıma, fısıldayabileydim kulaklarına…

Ahmet Gümüştekin

Sırat Köprüsü’nde İki İnatçı Keçi

Geçmişe olan kırgınlıklarımız ve kızgınlıklarımız yüzünden öyle ince bir çizgideydi ki aramızda yaşananlar, Sırat Köprüsü’nde yürümek gibiydi birbirimizi sevmek, birbirimizden vazgeçememek!

İki inatçı keçi misali köprünün ortasındayız, ne sen geçebiliyorsun, ne de ben! Tam ben düşerken elimden tutuyorsun, dengemi sağlamamdan sonra yeniden bırakıyorsun! Aynı şekilde bende senin düşmene izin vermiyorum.

Halbuki ya senin, ya da benim tarafa geçsek ikimizde mutlu mesut yaşayacağız. Veya kendi yolumuza gidebilsek hayatımıza devam edebileceğiz! Fakat ne mümkün…

Ben senin yoluna, senin yanında gitmek için kendi yolumdan dönmeye, kendimden vazgeçmeye razıyım!

Kendimden vazgeçtiğim için ruhumda oluşan eksiklik hissini senin varlığınla tamamlamaya, eksik değil senin varlığınla tam olmaya kararlıyım artık!

Ahmet Gümüştekin

Yoktu Hayatındaki Varlığımın Bir Önemi

Geçmişte bıraktıklarım ve gelecekte olmasını hayallediklerim arasındaydı yaşadıklarım. Bugünümde ve geleceğimde olmanı isterken, seni geçmişimde bırakmaktı beni üzen.

Beni ben yapan değerlerimi bile sorgulamaktı seni sevmek. Gece ve gündüz demeden günün her saatinde özlemekti seni sevmek. Tıpkı suyun altında nefesini tutup dışarı çıktığında derin bir nefes almak gibiydi seni sevmek.

Seni sevmenin bütün güzelliklerine rağmen bir zorunluluktu senden vazgeçmek. Benliğimi kaybetmeden, senin karşında ve kendimde değerimi yitirmeden…

Seni özleyeceğimi bilirken, her an seni düşünecek olsam da, bu yaptığımın pişmanlığını bir ömür hissedeceğimi bilsem de vazgeçecektim senden.

Senin sevgini hissedemedikten, yüreğinde yerim olmadığını bildikten sonra yoktu hayatındaki varlığımın bir önemi, yoktu hayatımdaki varlığının bir önemi…

Ahmet Gümüştekin

Seçim

Seni sevmek benim elimde değildi, fakat unutmak benim elimde. Ya bir gün hiç var olmamış olursun yada bir ömür hep olursun. Bu benim seçimimdi!

Bu satırları yazarken bu seçimi de yapmış oluyorum aslında. Senin bir ömür var olmanı seçiyorum, en azından yazılarımda, şiirlerimde. Yanımda olmasanda bu yazı ve şiirlerde senin, daha doğrusu sana olan sevgimin ve aşkımın unutulmayı haketmediğine inanıyorum.

Senin için bir önemi olmasa bile sevgimin, sana olan sevgimin gerçekliği ve benim hayatımdaki anlamı herşeyden farklı. Bu yüzden sevgili, şunu sakın aklından çıkartma, bendeki varlığın sadece ben istediğim için önemli!

Ne senin gelgitlerin ne de sevgini göstermeyişlerin benim seçimimi değiştirmeyecek. Çünkü seni öyle güzel sevdim ki geri kalan ömrümde bir daha bir başkasını böyle sevemeyeceğimin farkındayım. Bu yüzdendir varlığının ve yokluğunun her anının tadını çıkarışımın sebebi.

Varlığının verdiği mutluluk, yokluğunun verdiği acı sana olan sevgimin baharatı. Ve bende bunları sonuna kadar hissetmeyi seviyorum, yani seni ve seni sevmeyi seviyorum…