Seninle Bir Dakika

Saatler gece yarısını gösterdiği anlarda vururdu yüreğime sensizlik. Öyle zordu ki yokluğuna alışmak, varlığını hissedememek. Kokun ve nefesin gelirdi aklıma. Bütün benliğimle hissederdim seni ve sensizliği.

Buna da alışacağımı bilmek daha da yakardı yüreğimi, canım acırdı. Hiçbir bedende seni bulamayacak olmanın vermiş olduğu huzursuzluk ve mutsuzluk alıp giderdi bütün yaşam enerjimi.

Geceler bitmek bilmez, aldığım her nefes daha bir boğucu olurdu. Gözümü kapattığım anda bakışlarınla karşılaşır, bir olduğumuz, bütün olduğumuz anlar gelirdi aklıma. Hayalinle avunurdum, gerçekliğinle olmayacağını, olamayacağını bildiğim için.

Gün gelir birgün belki tekrar kavuşuruz diye dualarımla sarmalardım hayallerimi, özlemlerimi. Arka fonda Semiha Yankı bizim için söylerdi “Seninle bir dakika” isimli şarkısını. Gecenin sessizliğinde yankılanırdı müziğin sesi ve gözyaşlarım yanaklarımdan aşağı süzülürken, hıçkırıklarım müziğe eşlik ederken şarkının sözlerini mırıldanırdım…

Kekremsi

Gecenin sessizliğini bozuyordu Karadeniz’in dalga sesleri,
ayışığıysa içindeki karanlık yalnızlığı aydınlatıyordu esas oğlanın…

Gece hiç bitmeyecek gibiydi, zaman durmuş bütün eski anılar bir bir canlanmıştı…

Bir ömürboyu birlikte olmak için sözler verilen hiçkimse kalmamıştı çevresinde.
Verilen bütün sözler unutulmuş, kurulan bütün hayaller buhar olmuştu…

Kaybolup giden hayallerden ve sevdalardan geriye ekşi yoğurt misali kekremsi bir tat kalmıştı hayatında…

Oysa bütün bunları hiç sorun etmiyordu.
Hayatında tek bir ideali vardı artık.
O da insanlara faydalı olabilmek, geride kalıcı eserler bırakabilmekti…

Hiç kimseden takdir beklemiyor, sadece insanlara bir faydasının olduğunu görmek istiyordu.
Bu artık onun kendisini mutlu etme yöntemiydi….

İnsanların hayatına yaptığı ufak dokunuşların onların üzerinde yaptığı değişiklikleri görmek ona tarif edilemez bir haz veriyordu.
Bu hazzın tadını almıştı bir kere artık başka hiçbir şey onu bu kadar mutlu edemezdi.

Haymatlosum Sayende

Senin mışıl mışıl uyuduğun, benimse uykusuz kaldığım gecelerin sabah saatlerindeyim. Seni kendimden ayıramazken düşüncelerimde düşlerimde, beni yanına bile yakıştıramadığın düşüncelerin, düşlerin sayesinde kendimi değersiz hissettiğim anlardayım!

Konu sen olunca, kendime verdiğim fakat tutamadığım sözlerime duyduğum kızgınlık ve kendime duyduğum öfke büyüyor böyle gecelerde.

Yüreğimdeki ve beynimdeki varlığını unutamamak, senden vazgeçememek, her vazgeçemeyişimde kendimden, kişiliğimden bir parçanın acıyla kopuşunu hissetmek, bu şekilde kendimdeki değişimi yaşamak öyle acı ve zor ki.

Sensizliği hayal bile edemezken varlığında, yokluğunu ve sensizliği tüm hücrelerimde hissetmekti ruhumu yaralayan, acılar içinde kıvranmama neden olan.

Hayatında bir yerim olsun isterken, yersiz yurtsuz kalmış bir haymatlosum sayende.

Hiçbir yere ait olmayan, hiç kimsenin varlığını kabul etmediği fakat varlığını da inkâr edemediği birisiydim, aynı yaşadıklarımız gibi…

Ahmet Gümüştekin