Senin mışıl mışıl uyuduğun, benimse uykusuz kaldığım gecelerin sabah saatlerindeyim. Seni kendimden ayıramazken düşüncelerimde düşlerimde, beni yanına bile yakıştıramadığın düşüncelerin, düşlerin sayesinde kendimi değersiz hissettiğim anlardayım!
Konu sen olunca, kendime verdiğim fakat tutamadığım sözlerime duyduğum kızgınlık ve kendime duyduğum öfke büyüyor böyle gecelerde.
Yüreğimdeki ve beynimdeki varlığını unutamamak, senden vazgeçememek, her vazgeçemeyişimde kendimden, kişiliğimden bir parçanın acıyla kopuşunu hissetmek, bu şekilde kendimdeki değişimi yaşamak öyle acı ve zor ki.
Sensizliği hayal bile edemezken varlığında, yokluğunu ve sensizliği tüm hücrelerimde hissetmekti ruhumu yaralayan, acılar içinde kıvranmama neden olan.
Hayatında bir yerim olsun isterken, yersiz yurtsuz kalmış bir haymatlosum sayende.
Hiçbir yere ait olmayan, hiç kimsenin varlığını kabul etmediği fakat varlığını da inkâr edemediği birisiydim, aynı yaşadıklarımız gibi…
Ahmet Gümüştekin