Bir Tatil Güncesi

30.07.1999

Sevgili Günlük, ( Sana neden sevgili dediğimi anlamış değilim ya!!! Herhalde duygularımı bir tek sana anlatabildiğim için!? )

Uzun zamandır tatile çıkmamıştım, üstelik bu sefer ailemden ayrı tatile gideceğimden, tatilimden zevk almak için elimden geleni yapmalıyım…

Biliyor musun? ( Nereden bileceksin, daha söylemedim ki! )

Tatile Bodrum’a gidiyorum. Daha önce Bodrum’a hiç gitmemiştim. Bodrum’a tatile gitmekte nereden mi çıktı?

Bir arkadaşımın çalıştığı, lüks bir tatil köyüne gideceğim. Anlattığına göre çok güzel bir ortamı varmış. Üstelik sadece Fransız turistlerin kaldığı bir tatil köyüymüş. Arkadaşım anlatmakla bitiremedi, ben de dayanamadım hemen bir haftalık rezervasyon yaptırdım. Zaten böyle bir değişikliğe çok ihtiyacım vardı.

Samsun’dan Bodrum’a direk otobüs aradım. Bir otobüs firmasının direk otobüsü vardı, ondada yer bulamadım. Bu yüzden önce Ankara’ya gidip, Ankara’dan Bodrum’a giden bir otobüs bulmaya çalışacağım.

31.07.1999

Sevgili Günlük,

Bu sabah Ankara’ya ulaştım. Meğer; asker sevkiyatı zamanıymış, bu yüzden hiçbir otobüs firmasında yer kalmamış. Dolaşmadığım otobüs firması kalmadı. En erken 8 saat sonrasına yer bulabildim.

Bir de simsarın birisinin elinden çantalarımı zorla kurtardım. Tutturdu beni Diyarbakır’a gönderecek! Adama tatile Bodrum’a gittiğimi, Diyarbakır’a gitmek istemediğimi, çantalarımı bırakmasını söylüyorum, fakat adamı ikna edemiyorum. Sonunda öyle sinirlenmiş ve sesimi yükseltmiş olmalıyım ki, adam çantamı bırakıp bir anda ortalıktan kayboldu.

Eskiden beri müşterisi olduğum büyük ve lüks bir otobüs firmasında yer buldum, fakat anlayamadığım bir nedenden ötürü, bilet kesen adamı bileti satması için ikna edemedim. İnat etti, sen öğrencisin bizim biletimiz sana pahalı gelir diye… Yaşımı hiç göstermediğimden, adamı genç bir işadamı olduğum konusunda ikna edemedim. Kaç paraysa vereceğim, söyle sorun değil, burada 8 saat rehin kalmaktansa paşa paşa giderim diye söylediğim halde herifçioğlu satmadı bileti.

Sonunda bende Bodrum’a değilde İzmir’e gideyim, oradan Bodrum’a geçeyim diye düşündüm. Kalkmakta olan bir İzmir arabasına atladım ve doğruca İzmir’e gittim.

01.08.1999

Sevgili Günlük,

Sabahın ilk saatlerinde İzmir’e vardım. Uzun zamandır İzmir’e gelmemiştim, çok değişmiş. Neyse sana İzmir maceralarımı daha sonra anlatırım.

İzmir’e iner inmez Bodrum arabası aradım fakat bulamadım, Muğla’dan her saat başı araba kalktığını oyalanmazsam Muğla arabasına yetişebileceğimi söylediler. Bende Muğla arabasına atladığım gibi Muğla’ya gittim.

01.08.1999

Sevgili Günlük,

Bu yol hiç bitmeyecekmiş gibi gelmeye başladı. Yaklaşık 17-18 saattir yoldayım. Artık çok yoruldum.

Muğla’ya ulaştık, Bodrum otobüsü kalkmak üzereymiş hemen ona bindim. Çok şükür Muğla’da hiç oyalanmadım. Bu yolculuk biteceği için öyle sevinçliyim ki.

01.08.1999

Sevgili Günlük,

Son 1 saattir yolda meydana gelen bir kaza yüzünden yol kapalı ve artık otobüste beklemekten sıkıldığım için bu satırları yol kenarında sırtımı yasladığım bir ağacın dibinde yazıyorum. Burada doğa çok güzel, her taraf yemyeşil.

Herhangi bir mesaj varmı diye az önce cep telefonumu açtım, açar açmaz şirketten aradılar. Otele yerleşince arayacağımı söyleyip telefonu yeniden kapattım. Hayırdır inşallah!?

01.08.1999

Sevgili Günlük,

2 buçuk saatlik bir bekleme sonrası yol açıldı ve sonunda Bodrum’a varabildik. Otobüsten indiğimde arkadaşım beni karşıladı. Hoşbeşten sonra otele gittik ve beni odama yerleştirip biraz dinlenmem için yalnız bıraktı.

Ne olduğunu merak ettiğim için, telefonumu açıp şirketi aradım.

15 gündür üzerinde çalıştığım ve yola çıkmadan önce çalışır hale getirdiğim, market otomasyon sisteminin çöktüğünü, ne yapacaklarını bilemediklerini, acilen geri dönmem gerektiğini söylediler…

Beynimden vurulmuşa döndüm…!!?

Ne yapacağımı bilemiyorum??

Ne olurdu, dilin olsaydı da bana bir akıl verseydin…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.