Koşturarak evden dışarı çıkmıştı bu sabah. Uzun yıllardır hayalini kurduğu yurt dışında dil eğitimini alabilmesi için gerekli olan parasını sonunda tamamlayabilmiş, büyük bir telaş ve heyecanla pasaport ve vize işlemlerini bitirmek için konsolosluğa gidiyordu.
Eğitimine gerekli parayı tamamlayabilmek için yaklaşık 2 yıldır geceli gündüzlü çalışıyor, her türlü harcamasından kısarak para biriktiriyordu. Gündüzleri büyük bir mağazada tezgahtarlık yapıyor, geceleriyse bir kozmetik firmasının ürünlerinin tanıtım ve pazarlamasını yaparak, hayallerine daha hızlı ulaşabilmek için bütün gücü ve azmiyle çalışıyordu.
Daha gencecik 24 yaşında güzel bir genç kadındı. 1,70 boylarında kumral ve yeşil gözlüydü. Gözlerinden daima bir ışıltı ve mutluluk çevresine yayılıyor, bu da onun girdiği her ortamda çabucak sevilmesine ve ona karşı hep bir sempati duyulmasına neden oluyordu. 5 yıldır ailesinden ayrı yaşıyor, hayatta kendi ayakları üzerinde dimdik durabilmeyi öğrenmeye çalışıyordu. Bunu da çok güzel başarıyordu. Tek başına sıkıntılarla geçen bunca zamandan sonra hayalini kurduğu bu idealini gerçekleştirdiğinde, hayatında her şeyin değişeceğine, kariyer sahibi olabileceğine inanıyordu.
Üniversiteyi bitireli 2 yıl kadar olmuş, fakat kendi branşında hiçbir iş bulamamıştı. Bu yüzden yurtdışında dil eğitimi almak onun için çok önemliydi. Bütün gittiği iş görüşmelerinde karşısına yabancı dil sorunu çıkmış ve birçok işi yabancı dilinin iyi olmamasından dolayı kaybetmişti.
Artık büyük gün gelmişti ve vize işlemleri için konsolosluğa gidecekti. O sabah büyük bir mutlulukla güne başlamış, süslenip püslenmiş, erkenden vize için İngiliz Konsolosluğu’nun yolunu tutmuştu.
Konsoloslukta işini bitirip dışarı çıktığında elindeki pasaporta büyük bir sevinçle baktı, artık her şey tamamdı. Yabancı dil eğitimi alması için önünde hiçbir engel kalmamıştı. Mutluluktan ne yapacağına, ne şekilde hareket edeceğine bile karar veremiyordu. Onun için zaman sanki donmuş gibiydi.
Kısa bir duraksamadan sonra ilk adımını attığı anda, aniden şiddetli bir patlamayla yere yığıldı. Yere bir çuval gibi yığılan bedeninin üzerineyse konsolosluğun duvarları yıkılmış, o güzel ve sempatik kız üzerine yıkılan duvarın altında, yıllardır gerçekleştirmek için çalıştığı hayallerini gerçekleştiremeden ölümün acı yüzüyle tanışmıştı.
Yazarın Notu:
Geçtiğimiz hafta içerisinde İstanbul’da meydana gelen terör olaylarını kınıyor, böyle hain, vahşet ve kan dolu terör eylemlerini gerçekleştiren canilerin er ya da geç cezalarını çekmesini diliyorum.
Ölen vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, aileleri ve yakınlarına baş sağlığı, yaralanan vatandaşlarımızaysa acil şifalar diliyorum. Umarım bu tarz vahşet dolu terör eylemleriyle tekrar karşılaşmayız.
Bu yazımı bu vahşet dolu terör olayında hayatını kaybeden onlarca vatandaşımız anısına sizlerin beğenisine sunuyorum.