Kötülüğün Tanımı

Bana ben kötü müyüm diye sormuştun hatırlıyor musun sevgili? Senin bu sorunun yanıtını verebilmem için önce sana, insanın bir insana yapacağı en büyük kötülüğün ne olduğunu anlatmalıyım.

Kötülük nedir biliyor musun;

Seviyormuş gibi yapıp sevmemektir.

Gerçekten seven insanın yüreğini avucuna alıp bir lastik top gibi onunla yakan top oynarmışçasına oynamaktır.

Onun canını acıttıkça bundan zevk almaktır, mutlu olmaktır.

Yalnız bir insanı varlığına alıştırıp, yokluğunla sensizliğe mahkum etmektir.

Alışmış olduğu yalnızlığındaki huzurunu, alışmaya çalıştığı yalnızlığın verdiği huzursuzlukla bozmaktır.

Seni seven insanın karşısına bir başkasıyla çıkmak yada başka kişilerin varlığını söyleyerek kıskandırmaktır.

Senin gülüşünle mutlu olan insanın karşısında somurtmaktır.

Seni hayatının odak noktasına koyan insana, onun senin için ne kadar değersiz olduğunu hissettirmektir.

Seni her gün görse ona az gelen insana azıcıkta olsa zaman ayırmamakdır.

İşte sevgili seni bütün yüreğiyle seven insan olarak bana göre kötülüğün tanımı bu olmasına rağmen sen kötü degilsin!

Peki sana göre sen kötü müsün?

Ahmet Gümüştekin

Yoktu Hayatındaki Varlığımın Bir Önemi

Geçmişte bıraktıklarım ve gelecekte olmasını hayallediklerim arasındaydı yaşadıklarım. Bugünümde ve geleceğimde olmanı isterken, seni geçmişimde bırakmaktı beni üzen.

Beni ben yapan değerlerimi bile sorgulamaktı seni sevmek. Gece ve gündüz demeden günün her saatinde özlemekti seni sevmek. Tıpkı suyun altında nefesini tutup dışarı çıktığında derin bir nefes almak gibiydi seni sevmek.

Seni sevmenin bütün güzelliklerine rağmen bir zorunluluktu senden vazgeçmek. Benliğimi kaybetmeden, senin karşında ve kendimde değerimi yitirmeden…

Seni özleyeceğimi bilirken, her an seni düşünecek olsam da, bu yaptığımın pişmanlığını bir ömür hissedeceğimi bilsem de vazgeçecektim senden.

Senin sevgini hissedemedikten, yüreğinde yerim olmadığını bildikten sonra yoktu hayatındaki varlığımın bir önemi, yoktu hayatımdaki varlığının bir önemi…

Ahmet Gümüştekin

Kutup Yıldızı

Her an seni özlerken özlemiyormuş gibi davranmaktı beni yoran. Yüreğimdeki varlığına rağmen yokmuşsun, seni sevmiyormuşum gibi göstermeye çalışmaktı sana karşı söylediğim en büyük yalan!

Halbuki seni aldığım her nefeste, günün her saatinde düşünüyor ve özlüyorken, sensizliğimi fotoğraflarına bakarak, sessizliğini eski mesajlarını okuyarak geçiriyordum.

Her gün defalarca elim sana mesaj atmak için telefonuma gitse de o ilk mesajı atamıyor, ilk mesajı bir an önce atman için dualar ediyordum.

Ey sevgili bilir misin, seni deliler gibi severken ve aklımdan çıkaramazken yaşamak ne kadar zor!

Hayatın sana getirdiği zorluklara ve sıkıntılara derman olabilmek için birşeyler yapmak isterken yapamamak, hiç tanımadığım, belki de ömrüm boyunca hiç görmeyeceğim insanların hayatında ufak dokunuşlarla mucizelere ve büyük mutluluklara sebebiyet verebilirken, bunu sana yapamamanın vicdani huzursuzluğu ve mutsuzluğunun ruhumda açtığı yaraları bir bilsen.

Çevremdeki kalabalık keşke yüreğimde bırakmış olduğun yalnızlık hissini yok edebilse, fakat ne mümkün!

İçimdeki yalnızlıkta kayboluyorum beynim azıcık boş kaldığında. Bu yüzden sürekli olarak düşünce fırtınalarına maruz bırakıyorum beynimi, o düşünceden bu düşünceye atlayıp sensiz geçen zamanları hazmetmeye çalışıyorum.

Seni özledikçe yüreğim ve beynim arasında kayboluyorum sevgili.

Hadi gel ve yönümü bulmamda yardımcı ol, kutup yıldızım olmaya, hayatımın pusulası olmaya gel bana…

Ahmet Gümüştekin

Kabuk

Bir çocuğun kabuk bağlamış yaralarıyla oynaması gibi oynuyordun kanayan yüreğimi bağlayan kabuklarla…

Tam sensizliğe alıştım derken, gelip kabuğumla oynayıp,  yüreğimi kanatıp gidiyordun. Büyük bir zevk alıyordun bana acı çektirmekten. Ama artık buna izin vermeyeceğim, geliş gidişlerinle canımı acıtmana, kabuğumla oynamana…

Her geliş gidişinde, beni yerle bir edişinde, senden sonra dağılan ruhumu toparlama çabalarımda değiştim sayende! Sensizlikte değiştim, sensizliğe alıştım. Artık istemiyorum seni de, hastalıklı sevgini de.

Ben sensiz seni daha güzel seviyorum, canımı yakmadan, değerini ve değerimi düşürmeden. Bu yüzden dokunma bana ve kabuğuma sevgili!

Sal beni, sessizliğimde ve sensizliğimde sevmeye devam edeyim seni…

Ahmet Gümüştekin

Seni Sevmek En Güzel Şeydi Sevgili, Sensiz Bile…

Seni özlediğim anlarda şarkılara, filmlere ve kitaplara dalıyor, kimi zaman bir şarkının sözlerinde, kimi zaman izlediğim filmin içindeki bir karakterde yada okuduğum kitaptaki büyülü kelimelerde seni buluyordum.

Hasretinin vermiş olduğu acıyı biraz olsun bu şekilde azaltabiliyor, seni bu şekilde yanımda hissediyordum. Sana söylemek istediklerimi bazı şarkı sözleri,  filmdeki karaktere aşık olan esas oğlan yada kitaptaki bir paragraf ifade ediyordu.

Seni düşünmekten en uzak olabildiğim, fakat o anlarda bile senin ruhumdaki varlığını yoğun bir şekilde hissettiğim anlardı bunlar.

Yokluğunda kendimi böyle avutmaya çalışıyordum, varlığının bana kattığı harika duygular kadar, yokluğunun bana kattığı güzelliklerdi bunlar.

Yokluğun bile beni geliştiriyor,  değiştiriyordu. Saf sevginin vermiş olduğu bir değişimdi bu. Bir hamur gibi ruhumu yoğuruyor ve mayalanmaya bırakıyordu hissettiklerim ve düşündüklerim.

Bu yüzden seni sevmek bu dünyada başıma gelebilecek en güzel şeydi sevgili, sensiz bile…

Ahmet Gümüştekin