Yapayalnız yürüyordum yağmur altında mahkûm olduğum sensizliğin ağır yükü altında. Daha bir gün önce yanıbaşında sihirli parmakların parmaklarıma değerken, bugün varlığına en ihtiyaç duyduğum anlarda yokluğunla başbaşa bırakıyordun beni. O anlarda hissediyordum sendeki benin ne kadar değersiz olduğunu.
Seninle uzun uzun sohbet etmek, anlık mutsuzluğumu senin varlığınla mutluluğa çevirmek için, sana doğru attığım adımları boşlukta bırakmış olmandı beni yıkan. Senden gelecek ufak bir teselli, minicik bir ilgi ve alâka, hayatın üzerime yüklemiş olduğu sorumlulukların gözümde küçülmesini, daha güçlü adımlarla ileriye gitmemi sağlayacaktı varlığınla.
Bu yüzdendi artık senden vazgeçişim, yoluma devam edişim. İhtiyacın olduğunda yanı başında olmayan sevgiliyi ne yapayım söylesene! Onun için benim dertlendiğim kadar, benim için dertlenmeyen sevgiliye ne diyebilirim ki!
Tam yüreğindeki varlığımı hissettiğim sırada, beni boşlukta bırakan bir sevgi ve sevgili, beni sevgisizliğe mahkûm ederken nasıl mutlu olabilir, mutlu olamayınca nasıl seni mutlu edebilirdim ki?
Ahmet Gümüştekin