Martı

Bir martının süzülüşünü izliyorum,
Asil,saf ve cesur bir şekilde.
Yerçekimiyle dalga geçercesine,
İnsanlıkla alay edercesine.

Sanki bana gösteri yapıyor,
Önümde dans ediyor,
Arkadaşları ise bu dansına eşlik ediyor.
Benim onu izlediğimi hissediyor,
Ama kaçmıyor.
Aksine daha bir coşkuyla dansına devam ediyor.

Uzun bir süre onu izliyorum,
Danslarını bitirdikten sonra.
Arkadaşlarıyla mutlu bir şekilde yuvasına dönüyor.

Ağlıyordu Karadeniz

Ağlıyordu Karadeniz
Derin derin, için için

Besbelli bir hüznü vardı
Hiç kimseye anlatamadığı

Belki yalnızlığıydı
Belki de arada kalmışlığı

Sıkışıp kalmıştı kendi içinde
Bütün hüznünü sıkıntısını atmıştı içine
Belki de bu yüzden Karadeniz diyorlardı ona

Kıyıya vuran dalga sesleriydi belki hıçkırışları
Bir dost sesiydi belki de yaprakların hışırtısı

Esas fırtınalar içinde kopuyordu belki de
Kıyıya vuranlar sadece saklayamadıklarıydı belki de