Seni Sensiz Bile Sevebilmeyi Öğrettin Bana

Yeni bir güne daha başlıyorum seni düşünerek. Gözlerinin güzelliği ve o sen kokan kokun burnumun içinden girip sızlatıyor yüreğimi. Saatlerce senin karşında oturup seni izlediğim anlar geliyor aklıma. Beynime kazıdığım görüntün aklımdan çıkmıyor.

Her yeni günde seni daha çok seviyor ve daha çok özlüyorum. İnsan ulaşılamayanı daha çok sever ve arzularmış ya benimki de o hesap. Senden ayrı kaldıkça sana daha fazla bağlanıyorum. Saniyeler içinde sana erişebilecekken bunu yapamıyor olmak, beni sana karşı savunmasız kılıyor. Oradasın ama değilsin, varsın ama yoksun. Garip bir paradoksun içerisindeyiz.

Sana karşı olan coşkulu aşkım her geçen gün kabaran bir nehir gibi çağlıyor yüreğimde. Yüreğime sığmıyor bu aşk artık. Yüreğimdekiler şiirler ve yazılar olarak dışarı taşıyor. Seninle ilk tanıştığım günden bu yana derinliği artan bir aşktı bu yaşadığım. Artık aşkımı hiçbirşey durduramıyor. Kendimi frenlemeye çalışsam bile, seni sevmekten, seni düşünmekten alıkoyamıyorum kendimi.

Mutluyum senin yüreğimdeki varlığından, yüreğimin kıpır kıpır olmasından. Her yeni gün, daha bir anlamlı senin varlığınla. Müzikler daha bir duygulu, renkler daha bir canlı. Hayat var senin sevginin yüreğimdeki varoluşunda.

Canım acısa bile cismen yokluğunda, yüreğimdeki varlığın bile yetiyor seni seviyor olmama.

Seni sensiz bile sevebilmeyi öğrettin bana!