Sevmek suçsa,
Müebbete mahkûm olmuşum ben.
Sevmek suçsa,
Diri diri toprağa gömülmüşüm ben.
Sevmek suçsa,
En ağır cezaya, sensizliğe mahkûm olmuşum ben.
Sevmek suçsa,
Müebbete mahkûm olmuşum ben.
Sevmek suçsa,
Diri diri toprağa gömülmüşüm ben.
Sevmek suçsa,
En ağır cezaya, sensizliğe mahkûm olmuşum ben.
Yeniden doğuştu benimkisi,
Küllerinden yeniden varoluş!
Geleceğe doğru emin adımlarla,
Hedeflerin artık çok uzak olmadığını görmekti.
Yıllardır kurulan hayallere ve umutlara,
Bir adım daha yaklaşmanın haklı gururunu,
Başarmış olmanın coşkusunu içimde hissetmekti yaşadığım.
Güzel günlerin bir gün geleceğine dair
inancımı yitirmememin ödülüydü bu,
İnsanların karşındaki değişimini
içinden gülerek görmeye başlamanın hazzıydı güzel olan.
O zor günlerde yanında olanları hiç unutmadan,
Onlara yüreğinin en derininde sevgi duymaktı!
Öyle güzel insanların hayatında olmasından duyulan şükrandı
Mutluluğumun ardındaki sır.
Ve bana bu hazzı yaşattığı için
Allah’a sonsuz şükürler dilemekti bana düşen.
Bir sen vardın içimde,
Geçmişte de “sen”di o,
Gelecekte de.
Senden önce de “sen”di var olan,
şiirlerimde, yazılarımda.
Senden sonra da “sen” olacak,
şiirlerimde, yazılarımda.
Sevgiliye yazılacak hepsi,
Kim hak ediyorsa,
kim seviyor ve seviliyorsa.
Zifiri karanlıktır yalnızlık,
Sadece benliğini hissedersin.
Gün doğumudur aşk,
Karanlıktan aydınlığa geçiştir,
Hem kendini, hem de ışık kaynağını hissedersin.
Güneşli bir gündür sevgi,
Güneşiyle içini ısıtır,
Gökyüzünün maviliğiyle huzur verir.
Hayat bulursun sevdiğinle, yaşadığını hissedersin.
Öyle bir sevda olmalı ki,
Günün 24 saati aklından çıkmamalı,
Yanındayken bile onun özlemini yaşamalı,
Gözlerine saatlerce dalıp gitmeli,
Kokusunu içine çektikçe yüreğin titremeli,
Gülümsemesinde eriyip gitmeli,
Herşeyden vazgeçebilmeli ama ondan vazgeçememeli,
Dünyayı ayaklarına sermeli,
Hiçbir şeyi gözün görmemeli,
Ve bütün bunlar içten coşkuyla gelmeli.