Sonunda bir gün beni unutacaksın, sende diğerleri gibi bir yabancı olacaksın dediğimde kızardın bana, şu an yaptığın bu değil mi peki? Ben doğruları söylerken, gerçekleri inkâr etmek neyi değiştirdi söylesene?
Beni bir yabancı gibi görmeye çalıştığın, canının bir parçası olduğunu söylediğin adamın, artık bırak canının bir parçası olmasını, hayatının bile bir parçası olmaması için gösterdiğin çabayı nasıl izah edebileceksin ki bana.
Ne hayallerimiz vardı birlikte kurduğumuz, içinde yaşadığımız, şimdi o hayaller gerçekten hayal oldu.
Belki bir gün tesadüfen bir yerlerde karşılaşır yanyana geçer, göz ucuyla birbirimize bakarız veya soğuk bir “merhaba” çıkar dudaklarımızdan isteksizce. Yanımızda çocukların yada çocuklarım.
Düşünmeyecek misin, o anda yanımızdaki çocuklarımızın ikimizin çocuğu olabilecekken bunu engellediğini, yüreğin yanmayacak mı o anda, sızlamayacak mı? Hiç mi pişmanlık duymayacaksın, bizi bize yabancılaştırdığın için?
Ahmet Gümüştekin