1 Nisan şakası gibiydin, beni şaşkına uğratarak geldin ve gittin.
Hayatımda sadece bir günde var oldun. Seni yaşadım ve gittin.
Yaşanması imkansızdın benim için; ama yaşadım ve gittin.
Müziğin ritminde ve romantizminde seninle güzel anlar yaşadım ve gittin.
Teninde sıcaklığı, kokunda kadınlığı hissettim ve kaybettim.
Sevdim mi seni? Bilmiyorum, hissettim ve kaybettim.
Artık vardın ama hiç olmayacak, olamayacaktın.
Seninle ilgili bildiğim tek şey adındı.
O da yeterdi benim için!
Yazar arşivleri: Ahmet Gümüştekin
Hiç mi Yaşamadın?
Hiç mi yaşamadın?
Ayaz bir gecede,
sıcak bir kadın teni özlemini!
Hiç mi yaşamadın?
Kelimelerin,
duygularını ifade edemediği anları!
Hiç mi yaşamadın?
Kalbinin hızla attığı,
ellerinin titrediği ve soğuk terler attığın dakikaları!
Hiç mi yaşamadın?
Aşkı, sevgiyi!
Yaşamadıysan!
Boşa yaşadın be kardeşim!
Hastalığımsın
Yavaş yavaş
Damarlarımdan vücuduma
Nüfuz ediyorsun.
Önce kalbimi,
Daha sonra beynimi
Kaplıyor
Kısa bir zaman sonrada
Tüm benliğimi sarıyorsun.
Artık yalnızca seninim
Ve seni hissediyorum.
Bütün bağışıklık sistemimi
Etkisiz hale getiriyorsun.
Sana karşı savunmasız
Ve dirençsizleşiyorum.
Artık sana aşık olabilir,
Seni sevebilirim.
Yakın Ama Uzak
Varlığına doyamamak,
Yokluğunu hissedememek.
Bir olmak yada olamamak.
Yakın ama uzak olmak.
Çelişkili gibi fakat gerçek!
Sevmeye çalışmak
Fakat bilinmeyeni,
Görünmeyeni.
Adem Oğlu
Ben bir garip Adem Oğlu’yum.
Ne çok doluyum,
Ne çok boş.
Ne ilerideyim,
Ne geride.
Bu kocaman alemde,
Ortalarda bir yerde,
Ufacık bir toz zerreciğiyim.