Akıyor bulutlar,hızla arkasına bile bakmadan,
Rüzgar sanki onları bir yere yetiştirmek istiyor.
Akıyor zaman, hızla geriye dönmeye fırsat vermeden,
Olayların etkisiyle meçhule doğru.
Aylık arşivler: Haziran 2000
Kendimi Buluyorum
Kendimi buluyorum Sinop’un eşsiz güzelliğinde,
Kendimi buluyorum balıkçının denize açılmadan önceki hazırlıklarında,
Kendimi buluyorum surların arasında kalmış gizli tarihin içinde,
Kendimi buluyorum rakı kadehimin içinde
Anı Yaşamak
Anı yaşamak,
Anı doya doya yaşamak.
Saniye saniye yaşamak.
Doyasıya yaşamak,hissetmek.
O anda o anı yaşamak,
Coşkuyla anı hissetmek.
Mert
Mert’ti onun adı.
Yaşantısı sular üstünde geçmişti.
O gün bir farklıydı Mert,
Sanki gitmek istiyordu.
Bırakın beni diyordu.
Rüzgar ve dalgalar üzerine vurdukça,
Bir o yana bir bu yana savruluyordu.
Ama gidemiyordu.
Bir şey tutuyordu onu,
Demirlere bağlanmış bir halattı onu tutan.
Tıpkı bizleri hayata bağlayan arkadaşlıklar, dostluklar gibi.
Onun gitmesine izin vermiyordu.
Martı
Bir martının süzülüşünü izliyorum,
Asil,saf ve cesur bir şekilde.
Yerçekimiyle dalga geçercesine,
İnsanlıkla alay edercesine.
Sanki bana gösteri yapıyor,
Önümde dans ediyor,
Arkadaşları ise bu dansına eşlik ediyor.
Benim onu izlediğimi hissediyor,
Ama kaçmıyor.
Aksine daha bir coşkuyla dansına devam ediyor.
Uzun bir süre onu izliyorum,
Danslarını bitirdikten sonra.
Arkadaşlarıyla mutlu bir şekilde yuvasına dönüyor.