Mert

Mert’ti onun adı.
Yaşantısı sular üstünde geçmişti.
O gün bir farklıydı Mert,
Sanki gitmek istiyordu.
Bırakın beni diyordu.
Rüzgar ve dalgalar üzerine vurdukça,
Bir o yana bir bu yana savruluyordu.
Ama gidemiyordu.
Bir şey tutuyordu onu,
Demirlere bağlanmış bir halattı onu tutan.
Tıpkı bizleri hayata bağlayan arkadaşlıklar, dostluklar gibi.
Onun gitmesine izin vermiyordu.

Martı

Bir martının süzülüşünü izliyorum,
Asil,saf ve cesur bir şekilde.
Yerçekimiyle dalga geçercesine,
İnsanlıkla alay edercesine.

Sanki bana gösteri yapıyor,
Önümde dans ediyor,
Arkadaşları ise bu dansına eşlik ediyor.
Benim onu izlediğimi hissediyor,
Ama kaçmıyor.
Aksine daha bir coşkuyla dansına devam ediyor.

Uzun bir süre onu izliyorum,
Danslarını bitirdikten sonra.
Arkadaşlarıyla mutlu bir şekilde yuvasına dönüyor.