Sırat Köprüsü’nde İki İnatçı Keçi

Geçmişe olan kırgınlıklarımız ve kızgınlıklarımız yüzünden öyle ince bir çizgideydi ki aramızda yaşananlar, Sırat Köprüsü’nde yürümek gibiydi birbirimizi sevmek, birbirimizden vazgeçememek!

İki inatçı keçi misali köprünün ortasındayız, ne sen geçebiliyorsun, ne de ben! Tam ben düşerken elimden tutuyorsun, dengemi sağlamamdan sonra yeniden bırakıyorsun! Aynı şekilde bende senin düşmene izin vermiyorum.

Halbuki ya senin, ya da benim tarafa geçsek ikimizde mutlu mesut yaşayacağız. Veya kendi yolumuza gidebilsek hayatımıza devam edebileceğiz! Fakat ne mümkün…

Ben senin yoluna, senin yanında gitmek için kendi yolumdan dönmeye, kendimden vazgeçmeye razıyım!

Kendimden vazgeçtiğim için ruhumda oluşan eksiklik hissini senin varlığınla tamamlamaya, eksik değil senin varlığınla tam olmaya kararlıyım artık!

Ahmet Gümüştekin

Gündemim Sendin

Gecemde gündüzümde, aklımda fikrimde gündemim sendin!

Yüzünde ufacık bir tebessüm görmek için, kendimden vazgeçişlerimde, seni anlamak için harcadığım saatlerin, hayatımı kapladığı anlardaydın!

Senden bir haber beklerken geçmek bilmeyen zamanın, yüreğime ve düşüncelerime yapmış olduğu baskısındaydın!

Hayatımdaki varlığının mutluluğuma, yokluğununsa mutsuzluğuma dönüşmesindeydin!

Sağlığınla huzur bulduğum,  hastalığınla huzursuz olduğum günlerdeydin!

Hissettirdiklerin ve hissettirmediklerin arasında arafta kaldığım duygulardaydın!

Duşun altında sıcak ve soğuk suyun ince ayarını yapamadığım anlar gibi ya çok sıcak, ya da çok soğuktun!

Ya dosttun, ya sevgili, ya da hiç kimse!

Ahmet Gümüştekin

Sen Yoksunluğu Hissettiğim Anlarda!

Sessizliğime sakladım sensizliğimi, anılarımızın hayali ve senin özleminle harmanladım gecelerimi. Şarkıların sözlerinde,  filmlerin hikayelerinde saklanmış seni ve beni, sana olan aşkımı,  hasretimi aradım.

Yüreğim senin sevginle dünyanın en zengin insanının bile hissedemeyeceği mutluluğu, yokluğun ve hasretinleyse de en derin acıları yaşadı.

Sensiz bir dakika bile geçiremezken, sensizlikle geçen günler günleri, haftalar haftaları kovalar oldu. Senden gelecek mesajları sabırsızlıkla beklerken, dakikalar süren mesaj aralıkları, saatleri, günleri, haftaları buldu!

Fotoğraflarına bakıp bakıp mutlu olduğum o kısıtlı anları özlüyorum,  kokun o anlarda burnumun direğini sızlatıyor, sen kokmak tabiri seninle anlam buluyor tekrar tekrar aklımda.

Seninle ilgili anlamlar yüklediğim aynı şarkıları, filmleri defalarca izliyor, dinliyorum. Tıpkı bir bağımlı gibi seninle birlikte olduğum anların vermiş olduğu mutluluğu hissetmeye, seni anımsamaya, duyumsamaya çalışıyorum, sen yoksunluğu hissettiğim anlarda!

Ahmet Gümüştekin

Tutamadığım Sözlerde Hep “O” Vardı

Tutamadığım sözlerin bir listesini yapayım dedim, hepsinde “O” vardı…

İşte tutamadığım “O” sözler;

1) O’nu unutacağım
2) O’na mesaj atmayacağım
3) O’nu düşünerek bir daha yazı ve şiir yazmayacağım
4) O’nu özlemeyeceğim
5) O’nu hayallemeyeceğim
6) O’nun için heyecanlanmayacağım
7) O’nsuz olmaya alışacağım
8) O’nu bir daha gözetip kollamayacağım

Ahmet Gümüştekin

Kötülüğün Tanımı

Bana ben kötü müyüm diye sormuştun hatırlıyor musun sevgili? Senin bu sorunun yanıtını verebilmem için önce sana, insanın bir insana yapacağı en büyük kötülüğün ne olduğunu anlatmalıyım.

Kötülük nedir biliyor musun;

Seviyormuş gibi yapıp sevmemektir.

Gerçekten seven insanın yüreğini avucuna alıp bir lastik top gibi onunla yakan top oynarmışçasına oynamaktır.

Onun canını acıttıkça bundan zevk almaktır, mutlu olmaktır.

Yalnız bir insanı varlığına alıştırıp, yokluğunla sensizliğe mahkum etmektir.

Alışmış olduğu yalnızlığındaki huzurunu, alışmaya çalıştığı yalnızlığın verdiği huzursuzlukla bozmaktır.

Seni seven insanın karşısına bir başkasıyla çıkmak yada başka kişilerin varlığını söyleyerek kıskandırmaktır.

Senin gülüşünle mutlu olan insanın karşısında somurtmaktır.

Seni hayatının odak noktasına koyan insana, onun senin için ne kadar değersiz olduğunu hissettirmektir.

Seni her gün görse ona az gelen insana azıcıkta olsa zaman ayırmamakdır.

İşte sevgili seni bütün yüreğiyle seven insan olarak bana göre kötülüğün tanımı bu olmasına rağmen sen kötü degilsin!

Peki sana göre sen kötü müsün?

Ahmet Gümüştekin